Son Düzenleme : 14 Ocak 2012 - Cumartesi

Ana Sayfa »  » Mide Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Mide Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Eklenme Tarihi : 14 Ocak 2012 - Cumartesi

Mide Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Mide kanseri

Mide karnın üst kısmında yemek borusu ve onikiparmak bağırsağı arasında yer alır. Mide kanserlerinin büyük çoğunluğu (%85) midenin iç yüzünü kaplayan mukoza adını verdiğimiz kısımdan kaynaklanır ve adenokarsinom olarak adlandırılır. Skuamöz karsinomlar, lenfomalar (lenf dokusundan gelişen kanserler) ve kas tabakasından gelişen tümörler (sarkomlar,leyomyomlar vb.) daha ender görülür. Mide kanserlerinin yaklaşık % 40 ı midenin çıkış bölgesine yakın alt kısımlarında (antrum) , %40 ı midenin orta kısmında (Korpus), % 15 kadarı da yemek borusuyla bağlantı kısmı olan midenin üst kısmımdan (kardia) köken alır. Hastaların küçük bir kısmında (%10) midenin birden fazla bölgesinde aynı anda tümör oluşabilir. Mide kanserleri komşuluk yoluyla yemek borusu , ince bağırsak, pankreas gibi komşu organlara, lenfatik yolla lenf nodlarına ve kan yoluyla vücudun diğer bölgelerine (karaciğer, akciğer, kemik vb.) yayılabilir (yakın ve uzak metastazlar). Mide kanserleri makroskopik görünümüne göre polipoid (tip 1), ülserli tip (tip 2), ülsero-infiltratif (tip 3 ) ve diffüz infiltratif (tip 4) olarak sınıflanır. Bu sınıflama Bormann sınıflaması olarak bilinir. Ayrıca mide kanserlerini intestinal ve diffüz tip olarak da iki gruba ayırmak da mümkündür (Lauren sınıflaması). İntestinal tip beslenme alışkanlığı ile ilgili gibi görünmekte olup sırasıyla yüzeyel gastrit, atrofik gastrit, intestinal metaplazi, displazi ve in situ kanser aşamalarından geçerek kanser oluşumuna yol açar. Diffüz tip ise daha genç yaşta görülür ve çevresel faktörlerle ilişkisi azdır,genetik faktörler daha ön plandadır.

MİDE KANSERİ HANGİ SIKLITA GÖRÜLÜR?

Mide kanseri sıklık bakımından sindirim sistemi kanserleri arasında 2. sırada yer almaktadır. Dünya çapında kansere bağlı ölümlerin 2. sık sebebidir. Mide kanseri sosyoekonomik düzeyi düşük ülkeler için ön planda sağlık sorunu iken Japonya mide kanserinin sık raslandığı gelişmiş ülke olma özelliğini taşımaktadır. Hastalığın sıklığı Japonya, Güney Amerika, Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da en fazladır. Mide kanseri erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülür ve 55 yaş üzerinde daha sıktır. Midenin giriş kısmından kaynaklanan kanserlerin (kardia kanserleri) reflü ve obeziteye bağlı artışı sözkonusudur.

 

MİDE KANSERİ NASIL OLUŞUR?

Vücudumuzda sağlıklı hücreler düzenli bir şekilde bölünür ve büyürler. Bu işlem DNA adı verilen ve her hücrede bulunan genetik materyal tarafından kontrol edilir. DNA daki bazı genler hücrenin doğru zamanda bölünmesini ve gerektiğinde doğru zamanda ölmesini düzenler. Bazen bu genelerde aşırı hücre çoğalmasına yol açacak yapısal değişiklikler oluşabilir (mutasyon). Bir takım genler ise gerektiğinde bu DNA materyalinin onarımının sağlanması görevini üstlenmiştir (tamirci genler). Bu tamirci genlerin fonksiyonu yetersiz olduğunda herhengi bir şekilde hasarlanmış olan DNA onarımı yapılamayacağından kontrol dışı hüce bölünmesi ve çoğalması meydana gelebilir. Bu da habis hücrelerin oluşturduğu bir kitle olan tümöre gelişimine yol açar.

 

MİDE KANSERİ GELİŞİMİNDE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Midedeki hücrelerde genetik ve yapısal değişikliklere sebep olarak kanser gelişimine yol açabileceği düşünülen bazı faktörler şunlardır;

Mide ameliyatı öyküsü:

Peptik ülser tedavisi için ameliyat olanlarda (günümüzde ender uygulanmaktadır) midenin alt bölümü çıkarılarak mide ve barsaklar birbirine bağlanır ve bu da bağırsaklardan gelen safranın doğrudan mideye ulaşmasına sebep olur. Safranın midede oluşturduğu kronik tahriş kanser oluşumuna yol açabilir. Genellikle ilk 20 yılda kanser gelişme riski en fazladır.

Adenomatöz mide polipleri:

Mide polipleri mide kanseri hastalığı için risk faktörleri arasındadır.

Ailevi kanser sendromları;

Kalıtsal kolon kanseri ve ailesel adenomatöz polipozis sendromu mide kanseri riskinin arttığı kalıtımsal hastalıklardandır. Bu hastalarda ayrıca meme ve yumurtalık tümörü gelişme riski de artmıştır.

Aile hikayesi;

Ailesinde mide kanseri olanlarda mide kanseri görülme riski daha fazladır. Ancak burada iki tür mide karsinomu biribirinden ayrı tutulmalıdır: Biri, öncelikle sınırlı olarak büyüyen intestinal tür, diğeri ise diffüz tür olanıdır ki, bu türü daha kötü huylu olup hızla çevredeki dokuları sarar. İntestinal türde daha çok beslenme faktörleri ön planda olurken, difüz türde genetik faktörler sorumlu tutulmaktadır

Pernisyöz anemi;

Bu hastalık genellikle atrofik gastrit denilen ve midenin asit ve B12 vitamininin emilimini sağlayan intrinsek faktör (IF) denilen proteini üretemediği bir durumla birliktedir.Pernisyöz anemi B12 vitamini enjeksiyonları ile kolaylıkla tedavi edilsede bu hastalarda mide kanseri riskinde artış söz konusudur.

Helikobacter pylori enfeksiyonu:

Dünya nüfusunun büyük bir kısmı bu bakteriyle enfekte durumdadır. Bakteri midenin iç yüzünü saran mukus adını verdiğimiz tabakanın altında yaşar. İnsandan insana ağız ve dışkı yoluyla bulaşır. Midede bakterinin uzun dönemli enfeksiyonu mide mukozasında kronik bir iltahaba yol açarak kansere dönüşebilecek değişikliklere sebep olabilir.

Diet:

Nitrat ve nitritler özellikle tuzlanmış, tütsülenmiş et ürünlerinde (salam, sucuk ve salamura gıdalar) yüksek miktarlarda bulunmaktadır ve mide için kanserojen özellik taşımaktadırlar. Buzdolabının kullanılmasından önce insanlar yiyecekleri tuzlayarak ve tütsüleyerek saklamışlardır. Fakat bu yiyecekler büyük miktarda nitrit ve nitrat içerdikleri için kanser oluşumuna yol açabilirler. Tuzlanmış et ve balık ürünlerinin sıklıkla tüketildiği Japonya ve Kore gibi ülkelerde mide kanseri sıklığı yüksektir. Sebze ve meyvelerden fakir beslenme, A ve C vitaminlerinden yoksunluk ve buzdolabı kullanılmaması mide kanseri oluşumu riskini artırır.

Sigara ve alkol kullanımı:

Sigara içenlerde mide kanseri sıklığı içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır. Fazla miktarda alkol kullanımıyla da mide kanseri riskinin arttığı görülmüştür.

Cinsiyet ve yaş:

Erkeklerde 2 kat daha fazladır. 55 yaşından sonra mide kanseri gelişme riski artmaktadır

A kan grubu;

Sebebi tam belli olmamakla birlikte A kan grubu olanlarda mide kanseri riski diğer kan gruplarına göre daha fazladır.

Obesite;

Aşırı kilosu olanlarda mide kanseri ile birlikte başka kanserlerinde riskinde artış söz konusudur.

 

MİDE KANSERİNDE BELİRTİ VE BULGULAR NELERDİR?

Hastalığın başlangıç belirtileri sinsidir ve mide kanserine özgü değildir. Bu durum çoğu hastada tanının gecikmesine yol açar. Erken bulgulardan biri tümörde meydana gelen hafif kanamaya (mikroskopik kanamalar) bağlı olarak dışkıda gizli kan arama testlerinin pozitifleşmesidir. Kanamaya bağlı olarak ortaya çıkan kansızlık (anemi) rutin kan tetkiklerinde saptanabilir. Erken dönemlerde hazımsızlık ve hafif ağrı şeklinde başka hastalıklarla karışabilen belirtiler bulunabilir. Hastalık daha ilerlediği zaman, iştahsızlık ve kilo kaybı belirgin hale gelir. Yemekle artan rahatsızlık ve şişkinlik hissi, erken doyma, bulantı ve kusma, yorgunluk görülebilir.Tümörden kanamaya bağlı siyah renkte dışkılama olablir. Mide kanserinde ağrı sık görülen bir bulgu değildir. Bu belirtilerden bir yada birkaçına sahip olma mutlaka mide kanseri olduğu anlamına gelmez. Peptik ülser gibi daha sık görülen başka hastalıklar da benzer belirtilere yol açabilir.

 

TANI NASIL KONULUR?

Mide kanserinin tanısı hikaye, fizik muayene ve laboratuar yöntemlerine dayanır.

Dışkıda gizli kan testi; mide veya bağırsaktaki tümörden meydana gelen mikroskopik düzeydeki kanamayı saptamak için kullanılır.

Tam kan sayımı; olası bir anemiyi saptamak için kullanılır.

Gastroskopi; Ucunda ışığı ve kamerası olan kıvrılabilir ince bir tüp ağızdan yemek borusu yoluyla mideye indirilerek mide incelenir. Bu yöntem mide içinin hem doğrudan görülmesini hem de doku örneği alınmasını sağlar (biyopsi). (Bkz. Endoskopi ve gastroskopi)

Endoskopik ultrasonografi; Bu yöntem özellikle erken evre mide kanserinin mide duvarındaki derinliğini ve yayılımını göstermede kullanılır.

Bilgisayarlı tomografi, ultrason, pozitron emisyon tomografisi(PET) gibi yöntemler daha çok metastazları araştırmak için kullanılır.

 

ERKEN MİDE KANSERİ NEDİR?

Kanser dokusunun mukozada sınırlı kaldığı ‘karsinoma in situ’ ve mukoza ile submukozada sınırlı olan “yüzeyel mide kanseri” terimleri erken devre mide kanserinin sınırları içinde kalmaktadır. Erken mide kanseri lenf nodu metastazına bakılmaksızın mukoza veya submukozaya sınırlı kalmış mide kanseridir. Genellikle mukozada yüzeyel bir düzensizlik veya ülser şeklinde başlar, kendiliğinden iyileşebilir ancak tekrarlar. Son yıllarda endoskopik yöntemlerin sıkça kullanılmaya başlanmasıyla erken mide kanserinin yakalanma ihtimali artmış ve böylelikle hastalığın kür şansı doğmuştur. Diğer mide tümörlerinden farklı olarak erken mide kanserinin prognozu daha iyidir ve olgular cerrahi tedaviden fayda görürler. Erken mide kanseri zamanında ve yeterli cerrahi tedavi yapılması durumunda uzun dönem kür imkanı veren bir hastalıktır. Hastaların çoğunda karnın üst kısmında ağrı, hazımsızlık, iştahsızlık gibi şikayetler vardır. Tanı endoskopik inceleme ile konur. Tümör yavaş büyür. Hayatta kalım süresi daha uzundur. Japonya’da tarama sırasında saptanan kanserlerin %30’unu oluşturur. Avrupa ve Amerika’da ise mide kanserlerin sadece %4-7’sini erken mide kanserleri oluşturur. Erken tanı konulan olgularda cerrahi sonrası 5 yıllık yaşam süresi %90’dır.

 

MİDE KANSERİNDE EVRELEME NASIL YAPILIR?

Evreleme kanserin ilerleyişi hakkında karar verilmesini sağlayan bir yöntemdir. Doktor bu sayede kanserin ne durumda olduğunu bilir ve buna en uygun tedavi yöntemini belirler. Evreleme işleminde tümörün midedeki ve vücudun diğer bölgelerindeki yayılımına bakılır. Bu işlem için birçok görüş vardır. Basit bir yaklaşım hastaları kanserin ilerlediği seviyeye göre evrelemektir;

 

Evre 0 : Kanser sadece mide iç bölgesini etkilemeye başlamış

Evre 1 : Kanser midenin dış tabaklarına doğru ilerlemiş. Yakındaki lenf nodları etkilenmiş olabilir

Evre 2 : Kanser mide dokusunda daha fazla ilerlemiş / daha uzak lenf nodları tutulmuş olabilir

Evre 3 : Kanser tüm mide dokusuna yayılmış veya uzak lenf nodları tutulmuştur

Evre 4 : Kanser yakındaki diğer organları ve dokuları etkilemiş veya uzak bir organa atlamıştır (Metastaz). (Kanser lenf sistemi sayesinde köken aldığı dokudan vücudun bir başka bölgesine taşınabilir)

 

TNM sınıflandırması

Bu sistemde mide tümörünün (T) mide duvarındaki yaygınlık derecesine, bölgesel lenf nodüllerinin (N) tutulmasına ve uzak metastazların (M) bulunup bulunmamasına göre evrelendirme yapılır.

 

I.Evre

A- Tümör mukozada sınırlıdır. Lenf bezleri tutulmamıştır. Uzak metastaz yoktur (T1, No, Mo).

B- Tümör muskularis mukoza ve submukozada yayılmıştır. Ancak Lenf bezleri tutulmamıştır ve uzak metastaz yoktur (T2, No, Mo).

C: Tümör serozaya ulaşmıştır. Ancak lenf bezleri tutulmamıştır. Uzak metastaz yoktur (T3, No, Mo).

1.Evrenin A ve B tiplerine, yani tümörün mukoza ve submukozada kısıtlı kaldığı kansere “erken mide kanseri” denir. Bu ayırımda kanserin mide duvarına penetrasyon derinliği esas olduğundan ne radyolojik ve endoskopik incelemeler ne de biyopsi sonuçları erken kanseri, ilerlemiş kanserden ayırmaya yetmez. Bu ayırım, sadece cerrahi girişimle çıkarılacak mide segmentinin histolojik incelemesi ile yapılabilir.

 

II. Evre:

Kanser tüm mide duvarına yayılmıştır. Perigastrik lenf bezleri tutulmuş ya da tutulmamıştır. Uzak metastaz yoktur (T4, No-1, Mo).

 

III. Evre:

Tümör mide duvarında değişik yaygınlıkta bulunur. Her iki tarafındaki lenf bezleri tutulmuştur. Ancak uzak metastaz yoktur (T1-4, N2, Mo)

 

IV. Evre:

Tüm mide duvarı ve yaygın olarak lenf bezleri tutulmuştur. Uzak metastazlar vardır (Tx, Nx, M1).

MİDE KANSERİNDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Mide kanseri tedavisi tümörün boyutu, yerleşimi ve yayılımına ( evresine) ayrıca hastanın genel sağlık durumuna ve yaşına bağlıdır. Erken mide kanserinde amaç hastalığı tedavi etmektir. İleri evrelerde tedavi mümkün değilse amaç ağrıyı azaltıp beslenmeyi temin ederek yaşam kalitesini arttırmaktır (palyatif tedavi). Cerrahi müdahale tek tedavi seçeneğidir. Kemoterapi ve radyasyon terapisi cerrahiye ek olarak veya palyatif amaçlı kullanılır.

 

Cerrahi tedavi:

Erken mide kanseri için endoskopi ile mukozal kesi yapılarak tümör ve çevresindeki doku çıkarılabilir. Midenin çıkarılması (gastrektomi) mide kanseri tedavisinin en sık uygulanan işlemidir. Bu işlemde midenin tamamı veya bir kısmı çıkarılır. Mideye komşu organların (dalak) bir bölümü de çıkarılabilir. Çoğu vakada mide etrafındaki lenf nodları da çıkarılır. Üst mide kanserlerinde ise mide ve yemek borusunun bir kısmı çıkarılır. Tüm midenin çıkarılmasını takiben yemek borusu direk olarak ince bağırsağa bağlanır. Midenin kısmen çıkarılması halinde duruma göre mide, yemek borusuna veya ince bağırsağa bağlanır. Bu bağlantılara anastomoz denir. Bu ameliyatta vücutta büyük kesi yapıldığı için çoğu hastada ameliyat sonrası ağrı, güçsüzlük, yorgunluk ve iştah kaybı görülür. İyileşme süreci ise hastanın yaşı, genel sağlık durumu, hastalığın evresi ve ameliyat tipine bağlı olarak değişir. Midenin tümünün veya büyük bir kısmının çıkarılması yemek alışkanlıklarında değişiklikler meydana getirecektir. Hastalar yemekleri sık aralarla, küçük miktarda yemeli ve şeker alımını düşürmelidirler. Yağ ve protein alınımını arttırmalı, yemek yerken içecek alınımından uzak durmalıdırlar. Eğer küçük midenin küçük bir kısmı çıkarıldıysa hastalar kısa bir sure sonar eski yeme alışkanlıklarına dönebilirler.

Bu hastalar aynı zamanda aldığı yiyeceklerin hızlı bir şekilde bağırsağa geçmesi sonucu dumping sendromu diye bilinen terleme, baş dönmesi, güçsüzlük, başarısı, kızarma gibi semptomlarla seyreden bir durumun içine de girebilirler. Diğer uzun dönem komplikasyonlar ise demir ve B-12 vitamini eksikliği, yemek borusu iltihabı, osteoporoz ve bağışıklık sistemi baskılanmasıdır.

 

Kemoterapi:

Kemoterapi ilaç kullanılarak kanser hücrelerini yok etme işlemidir. Bu işlem cerrahi sonrası geride kalan kanser hücrelerini yok etmek veya nüksünü engellemek için kullanılır. İlaçlar ağızdan veya damar yolu vasıtasıyla hastaya verilir. İshal, halsizlik, saç dökülmesi, enfeksiyona meyil, iştah kaybı, bulantı, kusma ve anemi gibi yan etkiler görülebilir.

 

Radyoterapi:

Radyasyonla yüksek enerjili X ışınlarını kullanarak cerrahi sonrası geride kalan kanser hücreleri yok edilmeye çalışılır. Bazen operasyon esnasında da kullanılabilir. Yorgunluk, barsak iltihabı ve deri irritasyonu başlıca yan etkileridir.

 

Mide kanserinde yaşam süresi hastalığın evresine bağlı olarak değişir. Vakaların çoğunda (%80) uzak organlara metastaz mevcuttur ve bu durum teşhi sonrasındaki yaşam süresini kısaltmaktadır. Mide kanserinin erken evrede teşhisi koyulduğu Japonya gibi ülkelerde 5 yıllık sağ kalım oranı ortalama %50 iken bu oran Amerika Birleşik Devletlerinde ve diğer batı ülkelerinde bu oran %5-15 ler civarındadır.

 

MİDE KANSERİNDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Sebze ve Meyve Tüketin: Taze meyve ve sebzelerden zengin diyet, özellikle vit.C ve beta karoten içerenler, mide kanseri için koruyucudur. Özellikle yeşil sebze ve meyvelerin, turunçgillerin ve lahana ailesinden brokoli ve karnıbaharın tüketilmesine özen gösterilmelidir.

Sigaradan Uzak Durun : Tütün özellikle yemek borusunde ve mide ile yemek borusunun birleştiği kısımda kanser riskini arttırmaktadır.

Alkolü Kısıtlayın: Alkol hücrelerde kansere yol açabilecek değişikliklere sebep olabilir

Kırmızı Ete Dikkat: Aşırı kırmızı et tüketimi (özellikle mangal ,barbekü ) mide kanseri olma riskinizi arttırır. Bunun yerine balık ve küçük baş hayvan etini tercih edin.

Nitrit ve Nitrattan Uzak Durun: Bu nitrojen bileşikleri özellikle muamele görmüş etlerde (salam,sucuk) ve tuzlanmış tütsülemiş etlerde (jambon) bolca bulunurlar.

Ülser benzeri bir yakınmanız olduğunda doktorunuza baş vurun. 1. akrabalarınızda (anne, baba ve kardeşler) mide kanseri varsa 30 yaşından sonra doktor kontrolü altına girin.

 

 

 

 

 

Kaynak: DrAhmetDobrucali . com

 

 

 

    aygün atılgan    17 Ocak 12 | 12:12

    merhaba babam taşlı yüzük hücreli mide kanserine yakalandı kemik metestazı ve karaciğer metestazı var..teşhis konulalı 2 ay oldu,doktorlar ömrü en fazla 5 ay dedi .bu konuda bilgisi olan lütfen bana ulaşabilirmi?numaram 05417172023

    mehmet    17 Ocak 12 | 13:46

    taşlı yüzük hücreli kanser , mide kanserinin ağır tipidir. babanızın midesinin laparoskopik yöntemle ve ya açık ameliyatla alınması gerekmektedir.
    fakat kemik ve karaciğer metastazlarından da bahsediyorsunuz. bu metastazların ne derecede olduğunu belirtmemişsiniz ama şunu biliyoruz ki bir kanser türü metastaz yapması kanserin agresif seyir gösterdiğine işaret eder.
    Bu sebeple, ilgili tetkikleri inceleyen doktorunuz durumu en iyi şekilde size ifade edebilir.
    Ama anlattıklarınıza bakılırsa midenin ameliyatla alınması ve ardından kemoterapi kürlerinin yapılması gerekiyor. (metastazların durumuna göre)
    İmkanınız varsa cerrahpaşa tıp fakültesinden prof dr. Serdar Yüceyar’a muayene olmasını tavsiye ederim.
    Allah şifa versin.

    aygün atılgan    28 Şubat 12 | 01:07

    malesef babamı kaybettik :( 29/01/2012

    mehmet    28 Şubat 12 | 08:21

    Allah rahmet eylesin.
    Kanser , genetik yatkınlığı olan bir hastalık. Siz düzenli olarak kontrollerinizi lütfen yaptırın. Mide kanseri erken dönemde teşhis edilince , tam kür sağlanan, yani kanseri yenebileceğiniz bir hastalık.
    Allah size ve yakınlarınıza sabır versin.

    yasemin    29 Şubat 12 | 14:10

    merhaba mehmet bey,benim annemde mide rahatsızlığı dolayısıyla serdar beye göründü o takip edip ameliyat edecek gelibe.siz neden onu tavsiye ettiniz?

    mehmet    29 Şubat 12 | 14:14

    Çünkü o ben onun öğrencisiyim :)
    Çok ilgili biridir ve alanında kesinlikle en tecrübeli ellerden biridir.

    yasemin    01 Mart 12 | 08:41

    bizim birilerinin tavsiyesine çok ihtiyacımız var,hocayı tecrübe etmiş birilerinin fikirlerine.internete baktığımızda başka hocalarla ilgili çok yorum varken bu hocayla alakalı hiç yorum yok.tereddüt ediyorum.ona tedavi olmuş birileriyle konuşabilsek fikirlerini sorsak çok iyi olacak

    mehmet    01 Mart 12 | 08:56

    içinizi nasıl rahatlatmak gerekir bilmiyorum ama bu hoca çok çok iyi bir hocadır. Ben öğrencisiyim ve kendisini bizzat tanırım. Hükümetin saçma sapan sağlık politikaları yüzünden bir çok kaliteli hoca cerrahpaşadan ayrıldı ama bu hoca idealist , öğrenci yetiştirmeyi hedefleyen biri olduğu için özelde kat kat daha fazla para alabilecek olmasına rağmen gitmedi. Cerrahpaşada devam ediyor şu anda. Başka hocalardan kastınız kim bilmiyorum. Cerrahpaşadan başka hocaları diyorsanız , eğer isim verirseniz size görüşlerimi bildiririm. Çünkü staj döneminde ve intörnlük döneminde bir çoğunun ameliyatlarına katılma imkanım oldu. Ama Serdar Hocam yılların tecrübesine sahiptir. Allah göstermesin ama annem babam hasta olsa hiç düşünmeden ona götürürüm. Gereken ilgi ve alakayı her hastasına gösterir. Öğrenciler arasında “baba adam” diye tabir ettiğimiz kişiliğe sahip ender insanlardan biridir.

    yasemin    03 Mart 12 | 10:09

    peki doç.dr.tolga bey varmış o nasıl bir hocadır.soyadını bilmiyorum

    mehmet    03 Mart 12 | 10:24

    Bahsettiğiniz doktor sanırım cerrahpaşadan değil. En azından ben cerrahpaşada öyle bir hoca tanımadım , hiç duymadım da. O yüzden bir yorum yapamayacağım.

Aklınıza Takılanları Sorun , En Kısa Sürede Cevaplayalım
Adınız Soyadınız:
Mesajınız:

En Çok Okunanlar

  • Az Su İçen Çocuklar Hasta Oluyor
    Az Su İcen Cocuklarda Oluşa bilecek Hastalıklar Uzmanlar özellikle çocuklarda yetersiz su tüketiminin çocuğun fiziksel ve zihinsel performansını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Yetişkin bir bireyin vücut ağırlığının yüzde 60’ını su oluşturuyor....
  • Cushing Sendromu
    Cushing Sendromu Nedir : Sık adı geçen bu hastalık böbreküstü bezinin bir hastalığıdır. Böbreküstü bezi hayati önemi olan hormonları salgılayan bir endokrin organdır. Adını bulunduğu yerden alır. Böbreklerimizin üstünde yer almasına rağmen böbreklerle...
  • Spiral Nasıl Takılır – Doğum Kontrolü
    Spiralin döl yoluna bir doktor tarafından takılması gerekir. Spiral takılmadan önce genel bir muayene yapılır. Kadının gebe olup olmadığı kontrol edilir. İnce bir telile döl yatağının derinliği ölçülür. Durmu belirlenir. Bu işlemler yapılırken kadın...
  • Zona Hastalığı Nedir
    Zona hastalığı, varicella – zoster (herpes zoster) virüsünün neden olduğu bir infeksiyondur. Zona virüsü, insan vücuduna ilk girdiği zaman suçiçeği hastalığını oluşturur. Suçiçeği’ni geçiren kişilerin sinir köklerine (ganglion) virüsler gizlice...

Son Eklenen Yazılar

Göğüs Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

En Çok Yorumlananlar