Gebelik Kaynaklı Hipertansiyon Nedenleri ve Tedavisi

Gebelik kaynaklı Hipertansiyon ve HELLP sendromu

 

Daha önce pre-eklampsi olarak adlandırılan gebelik kaynaklı hipertansiyon (GKH) aslında bir çoklu sistem hastalığı olup sıklıkla karaciğer tutulumu görülür ve gebeliğin son 3 ayında ortaya çıkan annedeki yüksek tansiyon, idrarda protein görülmesi ve ödemle karakterizedir. Eklampsi gebelik kaynaklı hipertansiyonun bir sonraki basamağı olup mevcut tabloya merkezi sinir sistemi belirtilerinin eklenmesidir.

 

GKH genellikle ilk gebelikte görülen bir hastalıktır ve vakaların 2/3 ila 3/4 ü tek doğum yapmış kadınlardan oluşur. Anne yaşının fazla olması, ailede GKH öyküsünün bulunması, önceki gebelikte GKH öyküsünün olması, şeker hastalığı, böbrek veya damarsal hastalık varlığı veya gebelik öncesinde yüksek tansiyon varlığı GKH için risk oluşturur.Çoğul gebeliklerde ve mol hidatiform varlığında GKH görülme sıklığı anlamlı olarak artmaktadır. Gebeliğin 20. haftası ile doğum sonrası dönemin ilk haftası içinde görülebilirse de en sık olarak gebeliğin son üç ayında görülür.

 

Karın ağrısı, bulantı, ağrılı olabilen karaciğer büyümesi olabilir. Küçük damarlarda alyuvar yıkımına bağlı kansızlık ve yaygın damar içi pıhtılaşma bulguları saptanabilir. GKH olan gebelerin yaklaşık %10 unda kan yıkımı (Hemoliz), karaciğer enzimlerinde yükselme (EL) ve trombosit düşüklüğü (LP) oluşur. Bu tablo HELLP sendromu olarak adlandırılır. HELLP sendromu GKH olmadan tek başına da görülebilir. Beyaz ırkta ve ileri yaşta gebe kalan kadınlarda daha sık görülür. Sonraki gebeliklerde tekrarlama olasılığı düşüktür. HELLP sendromunun çoğu 27. ve 36. haftalar arasında görülmekle birlikte vakaların 1/3 ü doğum sonrası dönemdedir.

 

Karnın sağ tarafında veya mide üzerinde ağrı, huzursuzluk, bulantı ve kusma, baş ağrısı önde gelen şikayetlerdir. Hastaların %5 inde sarılık görülebilir. Beden muayenesinde ödem ve kilo artışı bulunabilir, kan basıncı yüksekliği her zaman görülen bir bulgu değildir. Anormal laboratuvar bulguları doğumu takip eden 2 veya 3 günde en yüksek seviyelere ulaşır ve bu durum HELLP sendromu için tipik sayılabilecek bir bulgu olarak kabul edilebilir. Anne ölüm oranı %1-3 arasındadır fakat kamu hastanelerinden bildirilen bazı serilerde %25 e varan ölüm oranları bildirilmiştir. Damar içi kan pıhtılaşması, plasentanın erken ayrılması , akut böbrek yetersizliği, akciğer ödemi ve karaciğerde kan toplanması ve/veya karaciğer yırtılması hastalığın yol açtığı problemler arasında sayılabilir. Doğumsal periyotta bebek ölüm oranı hastalığın seyrine, teşhis koyulan döneme ve doğum zamanına bağlı olarak %10-60 arasında değişebilir. Bebekte erken doğum, büyüme geriliği ve trombosit düşüklüğü riski artmıştır.

 

HELLP sendromunun kesin tedavisi doğum veya bebeğin alınmasıdır. HELLP sendromu veya GKH şiddetliyse ve gebeliğin 36. haftasından sonra ortaya çıkmışsa ve bebek akciğer gelişimini tamamlamışsa erken doğum tavsiye edilir.

Yorum Yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

Yorum yapın

If you want to leave a feedback to this post or to some other user´s comment, simply fill out the form below.

(gerekli)

(gerekli)