<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.ailesagligi.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ailesagligi.net</link>
	<description>Önce Sağlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Mar 2012 05:42:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Karaciğer Abseleri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/karaciger-abseleri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/karaciger-abseleri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2012 15:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer abseleri]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer amip absesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer kisti tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer piyojenik absesi tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1228</guid>
		<description><![CDATA[Karaciğer Abseleri Prof. Dr. Metin KAPAN Bakteriyel, parazitik,fungal ya da viral (öz. CMV ile ilişkili) olabilirler. En sık Piyojenik abseler görülür. İkinci sıklıkta amib abseleri görülür. Ancak bazı bölgelerde amip abseleri endemiktir. İnsidans Gelişmiş ülkelerde %80 piyojenik form görülür (%20 olguda da diğerleri -süperenfeksiyon, amip, mantar-) Hepatik abse; &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/karaciger-abseleri-ve-tedavisi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karaciğer Abseleri</strong></p>
<div><em>Prof. Dr. Metin KAPAN<br />
</em>Bakteriyel, parazitik,fungal ya da viral (öz. CMV ile ilişkili) olabilirler. En sık Piyojenik abseler görülür. İkinci sıklıkta amib abseleri görülür. Ancak bazı bölgelerde amip abseleri endemiktir.</div>
<div><strong>İnsidans<br />
</strong>Gelişmiş ülkelerde %80 piyojenik form görülür (%20 olguda da diğerleri -süperenfeksiyon, amip, mantar-) Hepatik abse; amibiasisin en sık görülen ekstraintestinal bulgusu (%3-10’unda) Her iki tip abse her iki cinste ve tüm yaşlarda görülebilir. Piyojenik abseler erkeklerde biraz daha sık görülür. Amip abselerin de ise erkek/kadın oranı 9-10/ 1’dir.</div>
<div><strong>Mikroorganizmaların karaciğere ulaşım yolları<br />
</strong>-Biliyer sistem (assendan) (kolanjit)<br />
-Hepatik arter (septisemi, bakteriyel endokardit)<br />
-Subhepatik veya subdiyafragmatik enfeksiyondan (direkt)<br />
-Travma sonrası (öz. penetran) (direkt)</div>
<div><strong>Mikroorganizmaların karaciğerde çoğalması, doku invazyonu oluşturması ve abse gelişimini kolaylaştıran faktörler:<br />
</strong>a.nekrotik doku,<br />
b.hepatik hasar,<br />
c.malign tümör,<br />
d.mikroemboli,<br />
e.yetersiz perfüzyon,<br />
f.konjenital ya da edinsel biliyer obstrüksiyon<br />
g. konjenital ya da edinsel vasküler obstrüksiyon</div>
<p><strong>Piyojenik abselerde patoloji<br />
</strong>Piyojenik <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/karaciger-abseleri.html">karaciğer abseleri</a> çoğunlukla sağ lobda yerleşirler. Soliter ve multipl abseler eşit oranda görülür. Birkaç mm’den birkaç cm’ye kadar olabilir. Kc büyümüştür ve palpasyonda fluktuasyon veren içi pü dolu kitle palpe edilebilir. Kc çevre dokulara ve diyafragmaya belirgin yapışıklık gösterir, ancak parankim derininde yerleşmiş küçük abselerde bu özellik görülmez. Travmatik abseler genellikle soliterdir ve yaralanma yerine yakın bölgededir.</p>
<div><strong>Piyojenik abselerde mikrobiyoloji</strong></div>
<div>Genellikle multipl mikroorganizmalar sorumludur. En sık rastlanan aeroblar; E.coli, Klebsiella ve enterokoklar. En sık rastlanan anaeroblar ise bacteriodes, anaerob streptokok ve fusobakterium türleridir. Kültürde anaerob varlığı kolonik, E. coli ve Klebsiella olması biliyer etyoloji düşündürür. Hastaların en az yarısında kan kültürleri ile de mikroorganizma izole edilebilir.</div>
<div><strong>Amip abselerinde mikrobiyoloji<br />
</strong>Amip abseleri “Entamoeba histolitika” intestinal enfestasyonunu takip eder. Amip kontamine su ve gıdadan çok bireysel temas ile bulaşmaktadır. Cinsel yolla bulaşım genital, barsak ve visseral hastalığa yol açar. Dışkıda protozoa; trofozoid ve kist olmak üzere iki formda bulunur. Trofozoidler, kistlerden köken alan bulaşıcı formdur. Dışkıda trofozoid veya kistlerin bulunması tek başına aktif hastalığa işaret etmez</div>
<div><strong>Amip abselerinde patofizyoloji<br />
</strong>İntestinal amebiasis olgularında <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/karaciger-abseleri.html">karaciğer absesi</a> görülme insidansı %3-25. İntestinal enfeksiyon ile belirgin hepatik abse gelişmesi arasında genellikle birkaç haftalık latent periyod vardır.<br />
Amip karaciğere portal ven ile ulaşır.<br />
Genellikle sağ lobda büyük tek kaviteye yol açar. Ağır ve ilerlemiş hastalıkta sol lob ya da her iki lob tutulumu olur. Sağ lob lezyonları intraperitoneal, sol lob lezyonları ise perikard ya da plevral boşluğa rüptüre olma eğilimindedir. Karaciğer büyümüştür ama piyojenik abselerin aksine komşu doku ve diyafragmaya yapışıklıklar belirgin değildir.</div>
<div>
<strong>Karaciğer abselerinde klinik tablo<br />
</strong>Primer semptomlar ateş, halsizlik, titreme, iştahsızlık, kilo kaybı, karın ağrısı ve bulantı<br />
Amib absesi olan hastaların bir kısmında ishal olabilir<br />
Tek yakınma sebebi bilinmeyen ateş olabilir<br />
Nadiren olgular, diffüz peritonit, şok veya <a href="http://netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari-belirtileri.html">karaciğer yetmezliği</a> tabloları ile başvurabilir<br />
Fizik muayenede sıklıkla sağ üst kadran ağrısı, ateş, hepatomegali ve sarılık bulunur</div>
<p><strong>Karaciğer abselerinde labaratuvar<br />
</strong>Hastaların çoğunda lökositoz vardır<br />
Karaciğer transaminazları yüksektir<br />
Direkt karın grafilerinde diyafragma yükselmesi, akciğer alt loblarında atalektazi, plevral efüzyon, ve pnömoni bulguları<br />
Piyojenik veya sekonder enfeksiyona uğramış amip abselerinde diyafragma altında hava-sıvı seviyesi görülebilir<br />
<strong>Karaciğer abselerinde diğer görüntüleme yöntemleri<br />
</strong>US ile abseler %85-95 duyarlılıkla gösterilmektedir Safra ağacını görüntülemede çok etkindir Tanı ya da tedavi amaçlı perkütan aspirasyona olanak sağlar<br />
BT tanı açısından en duyarlı yöntemdir (%95-100) Tanı ve tedavi amaçlı aspirasyon ve drenaj yapılmasına olanak verir<br />
Sintigrafik yöntemler kullanılabilir (technetium 99m ile işaretli sülfür kolloid)<br />
Madde Kupffer hücreleri tarafından alınır, abse ve çevresindeki madde tutulum farkından dolayı abse ayırdedilir<br />
Test sensitiftir ancak 2 cm’den küçük lezyonların saptanması güçtür, ayrıca lezyonların solid-kistik ayrımını yapamaz<br />
Hepatik arteriografi yapılabilir ancak BT ve perkütan aspirasyona üstünlüğü yoktur<br />
MRI incelemesi; BT incelemelerine üstünlüğü yoktur, ayrıca perkütan girişimlerin yapılmasına olanak tanımamaktadır<br />
<strong>Piyojenik Abselerde Tedavi<br />
</strong>Piyojenik olgularda; absenin ve altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekir<br />
Tedavide intravenöz antibiyotikler ve drenaj uygulanır<br />
Drenajdan önce 1-2 gün süreyle antibiyotik tedavisi uygulanması yararlı olabilir<br />
Etkili drenaj perkütan olarak ya da cerrahi olarak uygulanabilir<br />
İdeal antibiyotiğin seçimi perkütan aspirasyonla elde edilen materyalin kültür-antibiyogramı ile yapılabilir<br />
Hepatik malignitelerin sekonder enfeksiyonu ile oluşan abselerde drenaj ve antibiyotik tedavisi çoğu kez yetersiz kalır, bu gibi durumlarda tercih edilmesi gereken tedavi yöntemi karaciğer rezeksiyonu olmalıdır</p>
<p><strong>Amip Abselerinde Tedavi<br />
</strong>Abse rüptüre olmadıkça ya da sekonder bakteriyal enfeksiyon gelişmedikçe tedavide “amibisidal ilaçlar” kullanılır (medikal)<br />
En iyi ilaç metranidazol Alternatif diğer ilaçlar emetin (kardiyotoksiktir), dehidroemetin ve klorokindir<br />
Metranidozol’ün tedavi dozu 3x750mg/gün, bu doz 1-2 hafta süreyle uygulanır<br />
Akut intestinal amebiasis tedavisinde de aynı dozda tedavi uygulanır<br />
Tedaviye başlandıktan sonraki 48 saat içinde klinik tabloda düzelme olmazsa; ya amip absesi değildir, ya da absede sekonder bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir<br />
Bu durumda drenaj planlanmalıdır Perkütan yolla yapılan drenaj tanı ve tedavi için seçilecek yol olmalıdır<br />
Sekonder enfeksiyon gelişmedikçe amip absesinin mortalitesi %5’ten azdır.<br />
-Portal sistem (a. Apandisit)</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>Karaciğer detaylı incelemek için tıklayınız. <a href="http://netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger.html">Karaciğer</a></div>
<div>Karaciğer yağlanması detaylı incelemek için tıklayınız. <a href="http://netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-yaglanmasi.html">Karaciğer Yağlanması</a></div>
<div>Karaciğer yağlanması bitkisel tedavi incelemek için tıklayınz. <a href="http://netyazar.net/saglik/sifali-bitkiler/karaciger-yaglanmasi-bitkisel-tedavi.html">Karaciğer yağlanması bitkisel tedavi</a></div>
<div>Karaciğer Hastalıklarını detaylı incelemek için tıklayınız. <a href="http://netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari.html">Karaciğer Hastalıkları</a></div>
<div>Karaciğer Hastalıkları Belirtilerini Anlatan Makalemiz İçin Tıklayınız. <a href="http://netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari-belirtileri.html">Karaciğer Hastalıkları Belirtileri</a></div>
<div>Kaynak: <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/karaciger-abseleri.html">http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/karaciger-abseleri.html</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/karaciger-abseleri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karaciğer Hastalıkları Belirtileri Hakkında</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/karaciger-hastaliklari-belirtileri-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/karaciger-hastaliklari-belirtileri-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2012 08:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer hastalıkları belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1222</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıda alıntısını yaptığımız konu linkinde karaciğer hastalıkları ve belirtilerinden bahsediliyor. Konunun devamında kullanıcı yorumları ve ilgili diğer konularnı linkleri mevcut. &#160; &#160; Karaciğeriniz çok güçlü bir organdır. Kendini yenileme ve rezerv kapasitesi çok yüksektir. &#160; Yaşadığı sorunlar ciddi düzeylere ulaşmadıkça &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/karaciger-hastaliklari-belirtileri-hakkinda.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıda alıntısını yaptığımız konu linkinde <a href="http://www.netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari-belirtileri.html">karaciğer hastalıkları</a> ve belirtilerinden bahsediliyor. Konunun devamında kullanıcı yorumları ve ilgili diğer konularnı linkleri mevcut.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.ailesagligi.net/wp-content/uploads/2012/03/karaciger_fonksiyon_testleri.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1224" title="karaciger_fonksiyon_testleri" src="http://www.ailesagligi.net/wp-content/uploads/2012/03/karaciger_fonksiyon_testleri.jpg" alt="" width="495" height="305" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Karaciğeriniz çok güçlü bir organdır. Kendini yenileme ve rezerv kapasitesi çok yüksektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaşadığı sorunlar ciddi düzeylere ulaşmadıkça kolay kolay sizi üzmez. Eğer vücudunuzda karaciğer hastalığına bağlı herhangi bir belirti ortaya çıktı ise karaciğerinizin nerdeyse üçte birinden fazlasının zarar gördüğünü bilmelisiniz. Karaciğeriniz kendi kendini yenileme ve tamirde de oldukça ustalaşmış bir organdır. Üçte ikisi zarar görmüş de olsa zararlı etkenden uzaklaştırılıp bakıma alınırsa, eski sağlığına yeniden kavuşabilir. Ama eğer dikkat edilmez, ona zarar veren etkenle (alkol, virüs, ilaç) baş başa bırakılırsa, zamanla o da pes eder.</p>
<p>Konunun devamı için aşağıdaki ilinke tıklayabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari-belirtileri.html">Karaciğer hastalıkları belirtileri</a> ===&gt;&gt;&gt; <a href="http://www.netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari-belirtileri.html">http://www.netyazar.net/saglik/sindirim-sistemi/karaciger-hastaliklari-belirtileri.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/karaciger-hastaliklari-belirtileri-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çinko Eksikliği Hakkında</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/cinko-eksikligi-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/cinko-eksikligi-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Mar 2012 08:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çinko eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[çinko eksikliği belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1208</guid>
		<description><![CDATA[Çinko vücudumuzda bir çok noktada gereksinimi duyulan bir elementtir. 200 civarında enzim ve bir çok hormonun üretiminde yer alır. Bunlardan en bilineni testesteron dediğimiz erkeklik hormonudur. Çinko, Tad alma (özellikle tuzlu tad alma) , vitaminlerin taşınması (A vitamini) , sperm yapımı , &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/cinko-eksikligi-hakkinda.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çinko vücudumuzda bir çok noktada gereksinimi duyulan bir elementtir. 200 civarında enzim ve bir çok hormonun üretiminde yer alır. Bunlardan en bilineni testesteron dediğimiz erkeklik hormonudur. Çinko, Tad alma (özellikle tuzlu tad alma) , vitaminlerin taşınması (A vitamini) , sperm yapımı , hücrelerin bölünerek çoğalması , bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi , anne karnındaki bebeğin büyüme ve gelişmesi , kandaki yağların taşınması , davranış ve öğrenme gücünün arttırılması gibi bir çok farklı işlevde görev alır.</p>
<p><a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/cinko-eksikligi-belirtileri-ve-tedavisi.html">Çinko eksikliği</a>, saydığımız bunca işlevine rağmen dünyada ve türkiyede malesef yeterince akıllara gelmemektedir, gereken önem verilmemektedir. Çinko eksikliğinde aşağıda sıralayacağımız bir çok belirti gözlenmesine rağmen geç teşhis edilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<p><a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/cinko-eksikligi-belirtileri-ve-tedavisi.html">Çinko eksikliği belirtileri</a> , çinko eksikliğine neden olan hastalıklar ve daha fazlası için aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<p><a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/cinko-eksikligi-belirtileri-ve-tedavisi.html">http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/cinko-eksikligi-belirtileri-ve-tedavisi.html</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/cinko-eksikligi-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıl Dönmesi Hakkında</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/kil-donmesi-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/kil-donmesi-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Mar 2012 16:26:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1203</guid>
		<description><![CDATA[Kıl dönmesi bir çoğumuzun başını ağrıtan bir sorun. Özellikle 18-40 yaş arası erkeklerin canını sıkmakta. Gerek etkilediği bölge nedeniyle , gerekse ameliyat ve sonrasındaki sıkıntıları nedeniyle bir çoğumuzun Alşlah düşmanımın başına vermesin diyeceği kadar çekindiği ve korktuğu bir hastalık. Kıl &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/kil-donmesi-hakkinda.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-belirtileri.html">Kıl dönmesi</a> bir çoğumuzun başını ağrıtan bir sorun. Özellikle 18-40 yaş arası erkeklerin canını sıkmakta. Gerek etkilediği bölge nedeniyle , gerekse ameliyat ve sonrasındaki sıkıntıları nedeniyle bir çoğumuzun Alşlah düşmanımın başına vermesin diyeceği kadar çekindiği ve korktuğu bir hastalık.<br />
Kıl dönmesi hakkında bir çoğumuz internet ortamında araştırmalar yapma gereği duyar çoğu hasta ve ya hastalıktan şüphelenler. Sizlere bu konuda yardımcı olacak bir kaç konu linki aktaracağım. Aşağıdaki verdiğim linklerdeki konuları inceleyerek , <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-belirtileri.html">kıl dönmesi belirtileri</a> , <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-belirtileri.html">kıl dönmesi tedavisi</a> , kıl dönmesi hakkında bilinen bazı yanlışlar üzerine bilgi sahibi olabilirsiniz.<br />
Geçmiş olsun.</p>
<p><strong>Kıl Dönmesi Belirtileri</strong> ===&gt;&gt;&gt; <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-belirtileri.html">http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-belirtileri.html<br />
</a><strong>Kıl Dönmesi Hakkında Bilinen Bazı Yanlışlar</strong> ===&gt;&gt;&gt; <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-hakkinda-bilinen-bazi-yanlislar.html">http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-hakkinda-bilinen-bazi-yanlislar.html</a></p>
<p><strong>Kıl Dönmesi Hakkında</strong> ===&gt;&gt;&gt; <a href="http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-hakkinda.html">http://netyazar.net/hastaliklar-ve-tedavi-yontemleri/kil-donmesi-hakkinda.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/kil-donmesi-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERCP Nedir?</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/ercp-nedir.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/ercp-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 15:02:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ercp]]></category>
		<category><![CDATA[ercp nasıl yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1087</guid>
		<description><![CDATA[ERCP karaciğer,safra yolları ve pankreas hastalıklarının teşhis ve tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. ERCP, Endoskopik (Endoscopic) (E), Retrograd (Retrograde) (R), Kolanjio (Cholangio) (C) ve Pankreotografi (Pancreatography) (P) sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. &#160; Endoskopik sözcüğü, işlem sırasında endoskop (endoscop) adı &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/ercp-nedir.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;">ERCP karaciğer,safra yolları ve pankreas hastalıklarının teşhis ve tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. ERCP, Endoskopik (Endoscopic) (E), Retrograd (Retrograde) (R), Kolanjio (Cholangio) (C) ve Pankreotografi (Pancreatography) (P) sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Endoskopik sözcüğü, işlem sırasında endoskop (endoscop) adı verilen ve ucunda minik bir videokamera bulunan, ince ve oldukça esnek bir tüpten faydalanılacak olması nedeniyle kullanılmıştır. Endoskopi gastroenterologlar (Mide ve barsak sistemi hastalıkları konusunda uzmanlaşmış hekimler) tarafından gastrointestinal sistem hastalıklarının teşhis ve tedavisinde oldukça sık kullanılan bir yöntemdir. Gastrointestinal sistem, mide, barsaklar, karaciğer , safra yolları ve pankreas gibi organları içermektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Retrograd sözcüğü geriye doğru, ters yönde ilerleme anlamına gelmekte olup, ERCP işlemi sırasında safra yollarının görüntülenmesinde kullanılan kontrast maddenin safra ve pankreas sıvısının barsağa akış yönünün aksi istikametine doğru enjekte edilmesinden dolayı kullanılmaktadır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Safra ve pankreas kanallarının X ışını (röntgen) kullanılarak görüntülenmesi işlemleri kolanjiografi (Cholangiography) (safra yollarının görüntülenmesi), pankreotografi (pancreotography)&amp;am p;am p;am p;am p;am p;am p;am p;nb sp;(pankreas kanalının görüntülenmesi ve kolanjiopankreotografi (Cholangiopancreotography) (safra ve pankreas kanallarının birlikte görüntülenmesi) olarak adlandırılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">ERCP nin karaciğer,safra yolları ve pankreas hastalıklarının teşhis ve tedavisinde nasıl faydalı olabileceğinin anlaşılmasında safra kanalları ve pankreas hakkında daha fazla bilgi edinilmesi yardımcı olabilir. Safra karaciğer tarafından üretilen ve ağız yoluyla alınan gıdaların sindirilmesi ve emilmesi için gerekli olan bir madde olup karaciğerden ıtrah edilen zararlı maddeler de safra içinde barsağa atılırlar. Safra, safra kanalı adı verilen ince kanallar içinde akarak safra kesesinde birikir ve gerekli olduğunda ana safra kanalı aracılığı ile oniki parmak barsağına boşalır. Ana safra kanalının on ikiparmak barsaği ile birleştiği bölgede papilla olarak adlandırılan meme ucu şeklinde bir yapı bulunur (Papilla) ve pankreas kanalı da bu yapı içinde ana safra kanalı ile birleşerek oniki parmak barsağına açılır. Her iki kanal papilla içinde birleşerek veya birbirlerine çok yakın olarak barsağa açıldığından ERCP sırasında her iki kanala ait problemlerin birlikte teşhis ve tedavileri de mümkün olabilmektedir. Safra yollarında ve pankreas kanalında tıkanma veya daralma oluşturarak bazen pankreatit ve kolanjit gibi hayatı tehdit edebilecek ciddi durumlara yol açabilecek taş, tümör veya kronik iltihap gibi problemlerin tanı ve tedavisinde seçilecek teşhis ve tedavi yöntemi ERCP dir.</span></p>
<p><strong>ERCP ye Hazırlık</strong></p>
<p>ERCP öncesinde dikkat etmeniz gereken bazı hususlar aşağıda belirtilmiştir;</p>
<p>- ERCP den en az 8 saat önce hiçbir şey yemeyiniz ve içmeyiniz. Az miktarda su içmenizde bir sakınca yoktur.</p>
<p>- Kullanmakta olduğunuz ilaçlar hakkında doktorunuza bilgi veriniz. Özellikle Aspirin ve kan pıhtılaşmasını engelleyen diğer ilaçlar başta olmak üzere düzenli olarak kullanmakta olduğunuz ilaçların yapılacak işlemi etkileyebileceğini unutmayınız.</p>
<p>- Hamile olma olasılığınız varsa mutlaka doktorunuzu uyarınız.</p>
<p>- Antibiyotik ve ağrı kesiciler gibi daha vücudunuzda allerjik reaksiyonlara yol açtığını bildiğiniz tüm ilaçları doktorunuza bildiriniz.</p>
<p>- İşlem için doktor ve yardımcı sağlık personelinin size verdiği talimatlara uyunuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Doktorunuz yapılacak işlemi size anlatacak ve sizden, işlem hakkında daha önceden bilgi aldığınızı, yapılacak işlemi anladığınızı ve yapılmasını kabul ettiğinizi belirten bir formu imzalamanız istenecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ERCP Sırasında Olacaklar</strong></p>
<p>ERCP her şey sizin rahatınızı gözetecek şekilde, bir röntgen masasında ve sol tarafınız üzerinde rahat bir pozisyonda yatarken yapılacaktır. Kan basıncınız, nabzınız ve kan oksijen düzeyiniz dikkatli bir şekilde takip edilecektir. İşlem öncesinde endoskopu rahat yutabilmeniz için boğazınız bir lokal anestezik sprey kullanılarak uyuşturulacak ve daha önce kolunuza takılmış olan bir kanül vasıtasıyla damar yolundan sakinleştirici ve ağrı kesici bazı ilaçlar verilecektir. Bu sayede kendinizi uykulu hissetmekle beraber kısmen uyanık kalacak ve işlem sırasında doktorunuzla iletişim kurabilmeniz mümkün olacaktır. 30-60dk sürebilecek olan ERCP işlemi sırasında pozisyon değiştirmeniz istenebilir. Daha sonra doktorunuz endoskopu size yutturarak yemek borusu ve midenizden geçtikten sonra oniki parmak barsağına ulaşarak ana safra kanalı ve pankreas kanalının barsağa açıldığı yer olan papillayı bulacaktır. Bundan sonra yapılacak iş papilla ucundaki milimetrik boyuttaki küçük delikten ince bir kanül geçirerek kontrast madde enjekte etmek suretiyle safra yolları ve pankreas kanalının görüntülenmesini sağlamak ve filimlerini çekmektir. Bu işlemlerden sonra safra yolları veya pankreas kanalında tesbit edilen bazı patolojilerin aynı seansda tedavi edilmesine çalışılır. Örneğin, safra yollarında bir taş tesbit edildiğinde bazı özel yöntemlerle çıkarılır veya safra yollarında oluşmuş olan darlıklar stent denilen ince borucuklar takılarak tedavi edilir. Gerektiğinde daha sonra incelenmek üzere bazı doku örnekleri alınabilir.</p>
<p>Hastaların %80-85′inde ERCP işlemi başarılı olmakta, %15-20’sinde ise belirgin bir neden olmamasına rağmen başarı sağlanamamaktadır.</p>
<p><a href="http://www.ailesagligi.net/wp-content/uploads/2012/02/ERCP.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1088" title="ERCP" src="http://www.ailesagligi.net/wp-content/uploads/2012/02/ERCP-234x300.jpg" alt="" width="234" height="300" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ERCP Sonrası:</strong></p>
<p>İşlem bittikten sonra doktorunuz veya yardımcı sağlık personeli tarafından evinize gidebileceğiniz söylenene kadar müşahade altında kalmanız gerekecektir. ERCP, genellikle hastaneye yatırılmadan uygulanan bir işlem olmakla birlikte bazen kısa bir süre hastanede yatmanız gerekebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eve dönme zamanı geldiğinde ERCP sırasında kullanılan sakinleştirici ilaçlar nedeniyle bir süre daha üzerinizdeki uyku hali devam edeceğinden işlem sonrasında sizi evinize görürebilecek bir refakatçinizin olması gerekir. Gününkalan bölümünde motorlu araç kullanmak gibi dikkat gerektiren işler yapmaktan, önemli kararlar vermekten kaçınmanız uygun olacaktır. Biz size sakin bir şekilde dinlenmenizi öneririz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Doktorunuz ne zaman gıda almaya başlayabileceğiniz konusunda sizi bilgilendirecektir. Genellikle işlem bittikten birkaç saat sonra hafif gıdalar alınmasında bir sakınca yoktur. ERCP sonrasında karındaki şişkinlik hissi bir iki gün sürebilir ve dışkılama alışkanlığınızda birkaç gün sürebilecek hafif değişiklikler olabilir. ERCP yi takip eden 48 saat içinde siyah renkte dışkılama ve/veya dışkıda kan gördüğünüzde, aşırı bulantı, kusma, şiddetli karın ağrısı, aşırı halsizlik, baş dönmesi, yüksek ateş, üşüme, titreme gibi şikayetleriniz olduğunda lütfen vakit geçirmeden doktorunuzu arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ERCP sırasında oluşabilecek komplikasyonlar (Ortaya çıkabilecek ilave güçlükler )</strong></p>
<p>ERCP sırasında barsaklarda veya safra yollarında delinme, kanama, pankreatit (pankreas iltihabı), kolanjit (safra yollarında iltihap oluşması) ve bazen bu iltihabın kana karışması gibi istenmeyen durumlar oluşabilir. Bu türde ilave güçlüklerin (komplikasyonlar) oluşma oranı %10 un altında olmakla birlikte bazen cerrahi tedavi gerekebilir. Bu komplikasyonlara bağlı ölüm oranı %1 in altındadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ERCP sırasında gerektiğinde size uygulanabilecek tedavi yöntemleri:</strong></p>
<p>Sfinkterotomi ve safra yollarındaki taş ve/veya safra çamurunun çıkarılması:</p>
<p>ERCP sırasında safra yollarında taş,çamur ve darlık saptanması halinde doktorunuz, ana safra kanalının barsakla birleştiği bölgede bulunan (papilla) küçük delikçiği elektrokoter yardımı ile keserek genişletebilir. Bu işlem sfinkterotomi (papillotomi) olarak adlandırılır ve ağrısızdır. Daha sonra genişletilen bu delikten özel olarak imal edilmiş olan kateterler sokularak safra yolları içinde bulunan çamur ve/veya taşlar çıkarılır ve dışkı ile atılmak üzere barsağa bırakılır.</p>
<p><strong>Safra veya pankreas kanallarına stent yerleştirilmesi:</strong></p>
<p>Stent, endoskopun içinden geçirilerek safra veya pankres kanallarına itilen, değişik boylarda olabilen, ince, plastik veya metal bir borucuktur. Stentler safra yollarında safranın barsağa akmasına engel olan durumlarda kullanılırlar. Takılan stentler zamanla tıkanabileceği için bir süre sonra değiştirilmeleri gerekebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nazobiliyer tüp yerleştirilmesi:</strong></p>
<p>Bazen safranın boşalmasını kolaylaştırmak amacıyla ince ve uzun bir plastik tüpün bir ucu safra yolları içine bırakılarak diğer ucu mide ve yemek borusundan geçirilerek burundan dışarı çıkarılmak suretiyle safranın dışarı alınması sağlanabilir ve bu tüpün birkaç gün kadar bu şekilde bırakılması gerekebilir. Tüp başlangıçta hafif bir rahatsızlık vermekle birlikte yeme ve içmenizi engellemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/ercp-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş Ağrısında Yapılması Gerekenler</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/bas-agrisinda-yapilmasi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/bas-agrisinda-yapilmasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 10:58:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[apranax]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrısında ne yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1081</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz hayatımızın belli bir döneminde baş ağrılarıyla daha sık mücadele etmek zorunda kalmışızdır. Kimileri hemen ağrı kesicilere başvurur , kimileri asla ağrı kesici kullanmaz. İkisi de yanlıştır. Baş ağrısının nedenini mutlaka araştırmak gerekir. Ağrıların çoğu stres kaynaklı olmakla birlikte , &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/bas-agrisinda-yapilmasi-gerekenler.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz hayatımızın belli bir döneminde baş ağrılarıyla daha sık mücadele etmek zorunda kalmışızdır. Kimileri hemen ağrı kesicilere başvurur , kimileri asla ağrı kesici kullanmaz. İkisi de yanlıştır.</p>
<p>Baş ağrısının nedenini mutlaka araştırmak gerekir. Ağrıların çoğu stres kaynaklı olmakla birlikte , bir kısmı da bazı hastalıkların habercisi olabilir , migren , sinüzit , tansiyon gibi.</p>
<p>Baş ağrısında ilk yapmanız gereken , dinlenmek , sizi rahatlatacak besinler tüketmek. Mesela bir ihlamur kaynatıp için , adaçayı için , biraz meyve tüketin. Uyumayı deneyin , duş alın. Stres kaynaklarından uzak durun. Bilgisayar başına geçmeyin , televizyon izlemeyin. Ağrınız geçene kadar istrihate çekilin. Eğer bunlar fayda etmediyse o zaman bir sonraki aşama , ilaç tedavisine geçebilirsiniz.</p>
<p>Doktor kontrolü olmadan ilaç tüketmeniz tavsiye edilmemekle birlikte , şu adımları uygulayabilirsiniz.</p>
<p>Daha evvel , ağrı kesici kullanmadıysanız ve istrahat size fayda etmediyse , bir parol hap alabilirsiniz. Gebelerde bile güvenle kullanılabilen bir ağrı kesicidir parol. Bu sebeple doktorlar tarafından reçetelendirme için sıklıkla tercih edilir.</p>
<p>Migren gibi sürekli baş ağrısına sebebiyet verecek bir hastalığınız varsa , istrahat ve sonrasında parol tablet etki etmediyse , apranax etol fort &#8211; ağrı kesici alabilirsiniz. Güçlü etkilidir. Migren tipi şiddetli baş ağrılarında etkilidir.<br />
Ama şunu unutmamak gerekirki migren , sinüzit gibi sürekli baş ağrılarında , ağrı kesici kullanmak sadece günü kurtarmaktan ibarettir.<br />
Kesin tedavisi için migren hastalığı düşünülüyorsa nöroloji polikliniğine , sinüzit düşünülüyorsa kulak burun boğaz polikliniğine en yakın tarihe randevu almanızı öneririm.</p>
<p>Sağlıklı günler dilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/bas-agrisinda-yapilmasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Spiralin Yan Etkileri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/spiralin-yan-etkileri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/spiralin-yan-etkileri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 23:02:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[spiral]]></category>
		<category><![CDATA[spiral zararlı mı]]></category>
		<category><![CDATA[srpiral yan etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1073</guid>
		<description><![CDATA[Mekanik korunma yöntemleri arasında bulunan spiralin her doğum kontrol yönteminde olduğu gibi birtakım yan etkileri bulunuyor. &#160; Spiral taktıran kişilerde dış gebelik riskinin çoğalmasından bahsedilse de dış gebelik çoğu zaman spiralle tesadüfen bir araya geliyor. Spiral taktırmamış ve hiçbir problemi &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/spiralin-yan-etkileri-nelerdir.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;">Mekanik korunma yöntemleri arasında bulunan spiralin her doğum kontrol yönteminde olduğu gibi birtakım yan etkileri bulunuyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Spiral taktıran kişilerde dış gebelik riskinin çoğalmasından bahsedilse de dış gebelik çoğu zaman spiralle tesadüfen bir araya geliyor. Spiral taktırmamış ve hiçbir problemi olmayan kadınlarda da dış gebelik riski her zaman bulunuyor. Ancak yapılan incelemeler spiralin dış gebelik riskini bir miktar da olsa artırdığı yönünde sonuçlar veriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eğer spiral takılırken herhangi bir sorun olmadıysa, normal koşullarda spiral hiçbir yan etki göstermiyor. Ancak spiralde herhangi bir sorun varsa, çeşitli yan etkiler görülebiliyor. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<p>Ara kanama</p>
<p>Sürekli kanama</p>
<p>Kahverengi akıntı</p>
<p>Rahimde ağrı</p>
<p>Spiral takıldıktan sonra baş gösteren yukarıda saydığımız yan etkiler çoğu zaman tedaviye yanıt vermez. Böyle bir durumla karşılaşıldığında en başarılı tedavi şekli <a href="http://www.ailesagligi.net/spiralin-yan-etkileri-nelerdir.html">spiralin çıkarılması</a> ile olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bazı kadınlarda spiral takıldıktan sonra ağrı, titreme, kanama gibi daha çok enfeksiyon belirtisi olan yan etkiler görülebilir. Spiral, yapı itibariyle takıldığı bölgeyi enfeksiyona açık hale getirir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Spiral takıldıktan sonra ağrı, titreme ve kanama görüldüğü durumlarda vakit kaybedilmeden öncelikli olarak enfeksiyon tedavisi yapılmalı, eğer tedaviye yanıt alınamıyorsa spiral mutlaka çıkarılmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bunun dışında spiral takılırken ender de olsa dölyatağı duvarında zedelenme görülebilir. Bu kendini şiddetli bir ağrı ile belli eder. Ağrı bazı zamanlarda birkaç saate yayılabilir ya da kısa zamanda hafifledikten sonra âdet kanamalarında şiddetlenerek sürebilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Spiral takılırken yaşanan hafif ve geçici ağrı ile devamında 5-10 dakika süren kramplar ise kısa süreli etkilerdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Âdet kanaması miktarında değişiklik</span></p>
<p>Bakırlı spiral ağırlıkla âdet kanama miktarını artırırken, hormonlu spiraller âdet kanamalarını azaltıyor ve hatta kimi kadınlarda spiralin takılı olduğu sürece âdet kanaması görülmez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Kilo alma</span></p>
<p>Hormonlu spirallerde görülen bir diğer yan etki ise, kimi durumlarda kana geçen hormonlar nedeniyle vücudun su tutması, yani ödeme neden olması ve iştah açma ile birlikte buna bağlı kilo almadır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/spiralin-yan-etkileri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüs Kanseri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/gogus-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/gogus-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 12:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs kanseri nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs kanseri tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1065</guid>
		<description><![CDATA[Göğüs Kanseri Nedenleri, görülme sıklığı ve risk faktörler: En sık görülen tipi süt kanallarında başlayan ductal carsinom dur.Diğer bir tipide lobuler carsinom dur.Göğüs kanserinin birçok tipi için sebep bilinmemektedir. Kısa bir süre önce yapılan çalışmalar BRC1 ve BRC2 adlı iki &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/gogus-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Kanseri Nedenleri, görülme sıklığı ve risk faktörler:</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">En sık görülen tipi süt kanallarında başlayan ductal carsinom dur.Diğer bir tipide lobuler carsinom dur.Göğüs kanserinin birçok tipi için sebep bilinmemektedir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Kısa bir süre önce yapılan çalışmalar BRC1 ve BRC2 adlı iki genin göğüs kanserinin ailevi tipinden sorumlu olabileceğini göstermiştir.Şişmanlık, erken menarş ve çocuk doğurmamış veya geç doğurmuş olmak riski arttırmaktadır.Erkeklerde de kadınlar kadar sık olmasa bile görülme olasılığı vardır.İstatistiklere göre her 8-9 kadından birinde hayatının herhangi bir döneminde göğüs kanseri gelişmektedir.</span></p>
<p>30 yaşından sonra risk artmaktadır.Göğüs kanseri teşhis edilen kadınların ortalama yaşı 60 dır.Gelişmiş ülkelerde (japonya hariç) daha fazla, az gelişmiş ülkelerde daha az görülmektedir.Amerika ˊda yapılan araştırmalarda beyazlarda (özellikle Kuzey Avrupa kökenli olanlarında) görülme oranı beyaz olmayan ırklardan daha fazla olduğu gösterilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Risk faktörler:</span></p>
<p>• Annesinde veya kardeşinde göğüs kanseri hikayesi olanlar</p>
<p>• Yumurtalık kanseri,kalın barsak kanseri,uterus kanserleri</p>
<p>• Erken Menarş (12 yaşından önce adet kanamasının başlaması)</p>
<p>• Geç Menapoz (55 yaşından sonra)</p>
<p>• 30 yaşından sonra hamile kalmak veya hiç hamile kalmamak</p>
<p>• Radyasyona maruz kalmak</p>
<p>• Postmenapozal östrojen tedavisi ve doğum kontrol hapı kullanımı (Yapılan son çalışmalar böyle bir riski doğrulamamaktadır.)</p>
<p>Bazı çalışmalar göğüs kanserinin bazı tiplerinde diyetin etkili olduğunu göstermiştir.Çok yağlı yiyen bayanlarda daha sık görülmektedir.Yaşlı ve şişmanlarda görülme olasılığı artmaktadır.Bazı bilim adamları az yağlı, dengeli ve sebze-meyve ağırlıklı diyetin ve kilonun korumasının riski azalttığını öne sürmektedirler.Alkol kullanmak ta riski arttırmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bulgular:</span></p>
<p>• Kendi kendine göğüs muayenesi ile göğüste görülen kitle ve şekil değişikliği(genellikle ağrılı, sert ve sınırları belirsiz bir kitle)</p>
<p>• Koltuk altında kitle</p>
<p>• Anormal Meme başı akıntısı.Genellikle kanlı veya kirli sarı akıntı.İltihap benzeri akıntı.</p>
<p>• Göğüste meme başı ve areola civarında renk değişikliği ve ciltte çekilmeler.</p>
<p>• Meme başında şekil değişikliği, çekilmeler</p>
<p>• Sadece bir göğüste rahatsızlık</p>
<p>• Sadece bir göğüste büyüme</p>
<p>• Kemik Ağrıları</p>
<p>• Kilo Kaybı</p>
<p>• Kolda şişlik</p>
<p>• Göğüs ağrısı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Belirtiler ve tetkikler:</span></p>
<p>• doktor tarafından hastanın kendi kendine yaptığı meme muayenesindeki bulgular değerlendirilerek iyi huylu-kötü huylu kitle ayrımı için ön fikir alınır.</p>
<p>• Mammografi kitlenin tanımlanmasında yardımcıdır.</p>
<p>• Termografi kitlenin tanımlanmasında yardımcı olabilir.</p>
<p>• Meme başı aspirasyon materyali veya kitle biyopsisi kistik veya solid kitleyi, ayırt etmede yardımcı olabilir.</p>
<p>• Kitlenin bir kısmı alınarak yapılan cerrahi biopsi tanı da yaralıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Evreleme:</span></p>
<p>1. Tümör çapı 2cm den az, nodül yok, uzak metastaz yok</p>
<p>2. Tümör çapı 5cm den az, nodül fixe değil, uzak metastaz yok</p>
<p>3. Tümör çapı 5cm den büyük, cilt veya göğüs duvarına yapışıktır.Supra klavikular nodüller vardır, uzak metastaz yok</p>
<p>4. Uzak metastaz oluşmuştur.</p>
<p>Bunlardan başka CEA (carcinoembryonic antigen) testi ve göğüs rontgeni gibi araştırmalar gerekebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Tedavi:</span></p>
<p>• Lokal Tedavi:Lumpektomi.mastektomi parsiyel, total veya koltuk altı lenflerini de içeren radikal) ve radyasyon tedavisi direk olarak tümoer yönelik tedavilerdir.</p>
<p>• Sistemik Tedavi:Kemoterapi ve Hormon tedavisi</p>
<p>Hastaların çoğunda cerrahi tedavi, radyasyon tedavisi,kemoterapi ve/veya hormon tedavisi kombinasyonu uygulanır.Genellikle iyileşebilir meme kanserlerinde aksiller diseksiyon ile birlikte parsiyel mastektomi ve radyasyon tedavisi en çok önerilen tedavidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Hastalığın gidişi:</span></p>
<p>Uygun tedaviyi alan hastalarda beş yıllık yaşama oranı:</p>
<p>• Evre 1:% 85</p>
<p>• Evre 2:% 66</p>
<p>• Evre 3:% 41</p>
<p>• Evre 4:% 10</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Komplikasyonlar:</span></p>
<p>Akciğer ,karaciğer, kemik gibi uzak yerlere metastazlar yapabilir. Lenf nodlarında tutulum yoksa total mastektomi ve aksiller diseksiyondan sonra yerel yineleme oranı % 5, nodlarda tutulma varsa % 25 dir.</p>
<p>• Hangi durumlarda tıbbi yardım almalıdır?</p>
<p>Eğer göğüs kanserine ait herhangi bir belirti varsa</p>
<p>• 40 yaş veya üzerinde iseniz ve henüz hiç mammogramınız yoksa</p>
<p>• 35 yaşın üstünde iseniz ve anneniz veya kızkardeşinizde göğüs kanseri, uterus kanseri,endometrium kanseri, ovarium kanseri, kolon kanseri hikayesi varsa</p>
<p>• Kendi kendinize yaptığınız meme muayenesinde şüpheniz varsa</p>
<p>• Mutlaka profesyonel tıbbi yardım almalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/gogus-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fibromiyalji Hastalığı</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/fibromiyalji-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/fibromiyalji-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 12:09:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[fibromiyalji tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1061</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar tüm vücutta yaygın ağrılar, üzüntülü ruh hali, özellikle uyandıktan sonra vücutta tutukluk ve genel yorgunlukla kendini gösteren fibromiyalji hastalığının, daha çok orta yaşlı bayanlarda görüldüğünü belirtti. Fibromiyalji hastalığına diğer başka hastalıkların da neden olabildiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Bölümü&#8217;nden &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/fibromiyalji-hastaligi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;">Uzmanlar tüm vücutta yaygın ağrılar, üzüntülü ruh hali, özellikle uyandıktan sonra vücutta tutukluk ve genel yorgunlukla kendini gösteren fibromiyalji hastalığının, daha çok orta yaşlı bayanlarda görüldüğünü belirtti.</span></p>
<p>Fibromiyalji hastalığına diğer başka hastalıkların da neden olabildiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Bölümü&#8217;nden Yrd. Doç. Dr. Müge Bıçakçıgil, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Çoğu hasta tüm vücudunda ağrıdan yakınır fakat genellikle vücudun baş, ense, omuz, sırt, bel, kol ve bacaklar gibi belli bölgelerinde ağrılı noktalar vardır. Bu noktalara baskı uygulandığında ağrı artar. Hastalar bunları çok çalıştıktan sonra hissedilen ağrılara benzetirler ya da &#8220;kaslarım ezilmiş gibi&#8221; diye anlatırlar. Ayrıca genellikle enerjilerinin tükenmiş olduğunu hissederler. Bazen kaslarda seyirmeler ve yanmalar tarif edilebilir</span>&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Hastalığın çok farklı bulgularının olması ve her hastada farklı bir şekilde seyretmesi nedeniyle yapılacak tedavi hastaya özel olarak belirlenmelidir. Tedavide ilaç ve ilaç dışı yöntemler birlikte kullanılır. Tedavinin amacı ağrı kontrolü, uykunun düzenlenmesi, yorgunluk ve Depresyon gibi duygudurum bozukluklarının düzeltilmesidir&#8221;</span> diyen Bıçakcıgil, Fibromiyalji hastalığının belirtileri arasında vücudun herhangi bir yerinde veya yaygın ağrılar, yorgunluk hissi, en sık görülen sabah yorgunlukları ve uyku bozuklukları, hastaların yarısı ya da üçte iki kadarında barsak bozuklukları, gerilim ya da baş ağrıları, çene eklemlerinde ağrı, göğüs ağrısı, çarpıntı, adet bozuklukları, kaslarda seyirme ve unutkanlığın olduğunu söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fibromiyalji hastalığının daha çok orta yaşlı kadınlarda görüldüğünü belirten Bıçakcıgil, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Hastalık sürekli olup zaman zaman belirtiler de azalabiliyor. Fibromiyalji tedavisinde egzersiz de çok önemli bir tedavi ve korunma yöntemidir. Özellikle öğleden sonra ya da akşam saatlerinde yapılan egzersizlerle de hastalar kendilerini daha iyi hissedebiliyor. Ayrıca ilaçlara gereksinimler de azalıyor. Kuvvet ve dayanıklılık arttırıcı, gevşeme ve germe egzersizlerinin tipi ve şiddeti hekimler tarafından kişiye göre düzenleniyor. Düşük yoğunlukla yürümek, yüzmek, bisiklete binmek, Su aerobiği gibi aktiviteler de fayda sağlıyor. Fibromiyalji tedavisi romatolog, fizik tedavi uzmanı, psikiyatrist ve nörologdan oluşan bir ekip ile yürütülmektedir. Sindirim sistemi ile ilgili şikayetlerin eşlik etmesi halinde gastroenterolog da ekibe dahil olmaktadır&#8221;</span> ifadelerini kullandı.</p>
<p>iha</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/fibromiyalji-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde Sertleşme Sorunu</title>
		<link>http://www.ailesagligi.net/erkeklerde-sertlesme-sorunu.html</link>
		<comments>http://www.ailesagligi.net/erkeklerde-sertlesme-sorunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 12:02:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>feth</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde sertleşme sorunu nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ailesagligi.net/?p=1057</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 70&#8242;inin sertleşme sorunu yaşadığı ortaya çıktı. Her erkeğin hayatının bir döneminde sertleşme sorunuyla karşılaşabileceğini belirten uzmanlar, erkeğin duygularının cinsel gücünü etkilediğini kaydetti. Uzmanlara göre, Türkiye&#8217;de insanlar ayda 5 kez cinsel ilişkiye giriyor. Cinsel Tıp &#8230; <a href="http://www.ailesagligi.net/erkeklerde-sertlesme-sorunu.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de 40-70 yaş arası erkeklerin yüzde 70&#8242;inin sertleşme sorunu yaşadığı ortaya çıktı.</p>
<p>Her erkeğin hayatının bir döneminde sertleşme sorunuyla karşılaşabileceğini belirten uzmanlar, erkeğin duygularının cinsel gücünü etkilediğini kaydetti. Uzmanlara göre, Türkiye&#8217;de insanlar ayda 5 kez cinsel ilişkiye giriyor. Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, 40-70 yaş arası Türk erkeklerinin yaklaşık yüzde 70&#8242;inin sertleşme bozukluğu yaşadığını söyledi. Keçe, cinsel ilişki için gerekli sertliği başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumunda sertleşme bozukluğundan bahsedilebileceğini ifade ederek, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Cinsel temas esnasında, cinsel istek duyulmasına karşın, erkek cinsel organının sertleşme bozukluklarına, yeterli veya kesinlikle sertleşmemesine iktidarsızlık, &#8216;erektil disfonksiyon&#8217; ya da &#8216;empotans&#8217; adı verilir&#8221;</span> diye konuştu. Keçe, cinsel konularda araştırmalarıyla bilinen Masters ve Johnson&#8217;na göre, cinsel ilişkilerin yüzde 25&#8242;inde sertleşmenin sağlanmasında sürekli bir sorunun olduğunu vurguladı.</p>
<p>Sertleşme bozukluğun bir çok amaca hizmet edebileceğine dikkat çeken Dr. Keçe, şunları kaydetti:</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Örneğin, erken boşalmayı, parafilik bir problemi, homoseksüel yönlenmeyi, kişinin partnerine karşı isteksiz olmasını veya cinsel kimlik bozukluğunu saklıyor olabilir. Ya da sertleşme bozukluğu erkeğin, partnerinin üstünlüğüne karşı kendini savunabilmesine hizmet edebilir. Bunların ve diğer kişiler arasındaki konuların farkına varılması, sertleşme bozukluğunun çözülmesi için önemlidir. Çünkü cinsel kimlik bunalımındaki bir erkeğin iktidarsızlığı, var olan içsel çatışmalardan, sembolik olarak rahatsız olduğu homoseksüel dürtülerden kurtulmasına ve hayat bunalımını aşmaya yardımcı olacaktır. Yani iktidarsızlığın anlamı aydınlatılmalıdır. Ayrıca erkekler, erkeklikle ilgili yetenek, yeterlilik, hisleri ve günlük hayatın sorumluluklarını yerine getirme gücü gibi öznel hisleriyle mücadele etmek zorundadır. Bu bağlamda erkeklik dikkate değer bir şekilde tehlikeye düştüğünde yani toplumun kendine erkek olarak yüklediği sorumlulukları yerine getiremediğinde sertleşmede başarısızlık yaşaması muhtemeldir. Psikolojik sertleşme bozukluğu yaşayan erkeklere uygulanan modern cinsel tedaviler, hastaya gizlenen duygularının farkına varılması konusunda yardım edilmesini, kişiler arasındaki problemlere yeni çözümler geliştirmek, çiftin iletişimi geliştirmek, yakınlaşma için engellerin aşılması ve daha geçekçi cinsel beklentilerinin ve cinsel güvenle ilgili duygularının geliştirilmesini içeren birçok bileşene sahiptir. Birçok erkek hayatlarının utandıkları taraflarını açığa vurmada zorluk yaşar ve kendilerinin yüz kızartıcı veya utandırıcı yönlerini saklarlar. Bu konuları ortaya çıkarmak veya çözmek cinsel terapiyi etkili bir şekilde ileriye götürebilir ve sertleşme bozukluğu yaşayan erkeğe, bu zorluğu hakkında daha iyi bir içgörü sahibi olması konusunda yardımcı olur&#8221;.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İş ve eş sorunları, ekonomik sorunlar, ruhsal gerginlikler, yorgunluk, ilişkideki diğer problemler gibi nedenlerden dolayı her erkeğin hayatının bir döneminde sertleşme problemiyle karşılaşabileceğini anlatan Keçe, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Bu doğal ve olağan bir durumdur. Çünkü her zaman ve bütün koşullarda yeterli sertleşmenin sağlamasını beklemek cinsel bir mit olmaktan ileri gidemez. Fakat sertleşme problemi sık tekrar eder, ısrarcı olursa ve cinsel birleşmeyi sık engellerse, bu durum tedavi gerektirir. Ayrıca iktidarsızlık sadece bir kişinin sorunu değil karı-kocanın ortak sorunu olarak algılanmalıdır&#8221;</span> açıklamasında bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GERÇEKÇİ OLMAYAN BEKLENTİLER, CİNSEL MİTLER</strong></p>
<p>Erkeklerin cinsel performans açısından kendileri açısından gerçekçi olmayan beklentilere fazla önem verdiklerini söyleyen Keçe, cinsellikte hurafelere itibar edilmemesini istedi. İktidarsız erkeklerin partnerlerinde de zamanla yanlış inanışların ve düşüncelerin gelişebileceğinin altını çizen Cem Keçe,<span style="text-decoration: underline;"> &#8220;İktidarsız erkeklerin partnerleri tarafından genellikle kabullenilen düşünce; sertleşmeyi başarma konusundaki başarısızlığın onları küçülttüğünü veya cazibelerini yitirdiklerini ve erkeğin başka bir kadınla birlikte olduğunu akla getirir. Ayrıca hem erkek hem de kadın penisin bir makine olduğu inancında olabilir. Bu makine, her zaman, her yerde, her koşulda ve her partnerle çalışması gerekir düşüncesi de bilinen en eski cinsel mitlerden biridir&#8221;</span> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erkeklerin her zaman cinsel yeterlilik konusunda endişeli olduğunun söyleyen Keçe, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Alışkanlıklar, insanların bulduğu çareler ve eski Yunan İslam ve Musevi bilginleri, Çinli ve Hintli hekimlerin yazılarından keşfedilen eski cinsellik kılavuzları, çapraz kültürel karmaşık sünnet törenlerinden ve güçlü savaşçıların spermlerini yutmaya kadar varan ve iktidarı sağlayan her çeşit gelenek modern cinsel tedavileri etkilemiştir. Eski Yunanistan&#8217;da iktidarsız erkekler Afrodit tapınaklarında dindar terapistlerin yerini almakla görevli fahişe-rahibeler tarafından tedavi edilmişlerdir. Kutsal bir Hint yazısı, Kama Sutra bile iktidarsız erkeklere tavsiyelerde bulunmuş ve değişik cinsel ilişki pozisyonları göstermiştir. Bugün bile sertleşmede başarısızlık için halk arasında kullanılan mesir macunu gibi çareler, ginseng, gergedan boynuzu ve E vitamini içerir. FDA onayı olmayan iktidarsızlık ilaçlarının tanıtımcıları iktidardan yoksun erkeklerin hayal kırıklıklarını avlamaktadırlar. İnsanlar en genel dolandırıcılığa kilo kaybetme ürünleri ve iktidarsızlık ilaçları ile maruz kalırlar, hatta son yıllarda bu bağlamda internet dolandırıcılıkları da artmıştır&#8221;.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;PENİS KALBE BAĞLIDIR, KALP BOZUKSA PENİS DE BOZULUR&#8221;</strong></p>
<p>Sertleşme sorunu yaşayan erkeklere <span style="text-decoration: underline;">&#8220;penisin kalbe bağlı olduğunu&#8221;</span> söylediklerini ifade eden Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Her ne kadar bu sözün modası geçmiş olsa da, erkeklerin ve onların partnerlerinin kalplerinde olan duygular, cinsel performanslarını etkiler. Erkeğin partneri hakkında neler hissettiği, en az kimle olduğu, cinsel ilişkiye girdiği şartlar, ilişkisinin genel kalitesi ve diğer bütün hayat olaylarının etkisi kadar sertleşme kalitesini önemli ölçüde etkiler&#8221;</span> açıklamasında bulundu.</p>
<p>Cinsel terapi seanslarında çifte sertleşmeyi zorla ortaya çıkarmaya çalışma çabaların yersiz olduğunu anlatmaya çalıştıklarını söyleyen Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Penisin sertleşmesi iradeye bağlı değildir. İradeyle ulaşılabilecek bir olay değildir, sadece ve sadece dolaylı yollardan, örneğin erkeğin cinsel olarak uyarılmasıyla tahrik edilmesiyle mümkündür&#8221;</span> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sertleşme bozukluğu olan erkeklerin kendilerini genellikle şaşkın, rezil olmuş, zayıf ve korkmuş hissedebileceğini söyleyen Cinsel Tıp Derneği Başkanı Keçe, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Sertleşme bozukluğu olan erkeklerin kafası karışıktır, partnerleriyle olan cinsellik dışı ilişkileri genellikle bozuktur, bezgin, umudunu ve özgüveni kaybetmişlerdir ve &#8216;Neden ben?&#8217; diye merak ederler. Başarısızlıklarının nedenini, fiziksel bir hastalık, psikolojik bir durum, kişisel rahatsızlık veya dini cezalardan biri olarak düşünebilirler. Bu erkeklerin cinsel temaslar sırasındaki kendini izleme süreci artar, partnerleriyle olan temaslarında duygularına yoğunlaşacaklarına şu sorularla meşgul olmaktadırlar: &#8216;Ereksiyonuma ne oldu?&#8217;, &#8216;Geri gelecek mi?&#8217;, &#8216;Sonuna kadar sürecek mi?&#8217;, &#8216;Tekrar gerileyeceğiyle ilgili işaretler var mı?&#8217; gibi. Ayrıca cinselliği yalnızca penise odaklarlar yani penisin büyüklüğü, performansı, sertliği onlar için çok önemlidir&#8221;</span> dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;İSTE, RAHAT OL, GEVŞE, KONSANTRE OL&#8221;</strong></p>
<p>Sertleşme bozukluğunun, iletişimi arttırıp yakınlaşmanın önündeki engelleri kaldırarak, gerçekçi cinsel beklentiler geliştirerek ve cinsel özgüveni yeniden kazanmakla kolayca üstesinden gelinebileceğini söyleyen Keçe, iyi bir cinsel yaşam için, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Cinsel birlikteliği istemelisiniz, rahat olmak ve gevşemek zorundasınız ve hisleriniz üzerine konsantre olmak zorundasınız&#8221;</span> önerisinde bulundu.</p>
<p>Keçe, antidepresanlar, antihistamimikler, Hipertansiyon ilaçları veya Prostat Kanseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçların iktidarsızlık yapabileceğini vurguladı. Keçe, bunun dışında stres, sürekli mesleki baskı, meslek ve Aile yaşamında başarısızlık duygusu, eşler arasında sürekli yaşanan problemler, bedensel antipati ve kadının gebe kalmasından duyulan korku, başarısız olma korkusu, cinsellik hakkında yanlış bilgilenme, reddedilme, üzüntü gibi nedenlerinde cinsel sorunlara yol açabileceğinin altını çizdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kalp damarlarıyla penis damarlarının aynı çapta yani yaklaşık 3 milimetre civarında olduğunu söyleyen Keçe, bu nedenle kalbi etkileyen tüm hastalıkları penisi de etkilediğini kaydetti. Keçe, hatta sertleşme bozukluğunun gizli kalp hastalıklarının ilk belirtisi olabileceğini uyarısında bulundu. Yaşlanmaya paralel olarak iktidarsızlık sıklığı araflarını açığa vurmada zorluk yaşar ve kendilerinin ynın arttığını söyleyen Keçe, <span style="text-decoration: underline;">&#8220;Penil renkli doppler ultrasonografi, tam kan sayımı, kan şekeri, kolesterol, trigliserid, testosteron, prolaktin, bilirubin, albumin, kreatinin ve diğer enzimler, idrar tahlili, bulbokavernöz reflekse bakılan nörolojik testler, penise özel bir takım ilaçların enjekte edilmesi, kavernozografi-kavernozometri, NPT testi yani uykuda penis sertleşmesinin ölçhülmesi, uyku sırasında penis monitorizasyonu iktidarsızlıkta yapılan temel testler ve tetkiklerdir&#8221;</span> şeklinde konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;AYDA ORTALAMA 5 KEZ SEVİŞİYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Son yıllarda partnerleriyle cinsel ilişkilerinde cinsel işlevler açısından tam bir bozukluk olmasa da zaman zaman sertleşme bozukluğu yaşayan erkeklerin cinsel terapi için başvurularının arttığını söyleyen Keçe, şunları kaydetti:</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Halkımızın ayda ortalama 5 kez seviştiğini düşünürsek, bu durumun çok şaşırtıcı olmaması gerekir. İktidarsızlığın tedavisi kişiden kişiye değişebilir. Tedaviye erkek ve partnerinin beraber katılması çok önemlidir. Cinsel Tıp Derneği olarak psikolojik iktidarsızlığın tedavisinde cinsel terapi öneriyoruz. Cinsel terapide ereksiyon sorunlarını çözmede kullanılan cinsel egzersizler ve ev ödevleri öğretilirken, cinsel mitlere itibar edilmemesi, Sağlıklı ve mutlu bir cinsel ilişkinin kalitesinin, penisin sertliğine veya uzunluğuna, orgazmların sayısına ve ilişkinin süresine bağlı olmadığı da anlatılır. Cinselliğin bir güç gösterisi olmadığı, cinsel birleşmenin bir görev gibi önceden belirlenmiş programlar içinde gerçekleştirilmesinin yanlışlığı ve eşlerin cinsel problemlerini korkmadan, utanç duymadan ve açık yüreklilikle konuşmaları üzerinde durulur. Çünkü cinsel birleşme her şey değildir. Ama cinsellik sevgiyle, şefkatle, saygıyla, aşk oyunlarıyla süslenip, zenginleştirilip sağlıklı, mutlu ve doyurucu bir cinsel yaşam yaratılabilir. Ayrıca sigara ve Alkol alımı sınırlandırılması, ilaç alışkanlıklarından kurtulma, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, düzenli egzersiz yapılmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü güçsüz bir kalp ve sağlıksız bir dolaşım sistemi iktidarsızlığın oluşumunda başlıca etkenlerin başında geldiğinden egzersiz ve spor çok önemlidir. Psikolojik olmayan iktidarsızlığın tedavisinde sildenafil sitrat, yohimbin, apomorfin, trazodon vb. ilaç tedavileri, hormonal tedaviler, intauretral tedavi yani idrar yoluyla ilaç uygulanması, penis içi enjeksiyon, enjeksiyon tedavisi, cerrahi yöntemler, pompa tedavisi, penil protezler yani mutluluk çubukları, VIP-Peptide gibi pankreas enzimleri, Yulaf tentürü, biberiye şarabı, eğir kökü tentürü ve çayı, ginseng kökünden elde edilen preparatlar gibi bitkisel karışımlarda kullanılmaktadır&#8221;.</span></p>
<p>iha</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ailesagligi.net/erkeklerde-sertlesme-sorunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

